Otoprodüktörler ve Otoprodüktör Gruplarında Riskler

Üretim faaliyeti gösteren tüzel kişilerin tek bir tesise sahip olmaları durumunda müşterilerinin yük profillerini karşılayabilecek anlaşmalar yapmaları güçleşecektir.

Bu durumdaki tüzel kişilerin dengeleme ve uzlaştırma piyasasına dair maliyetlere çok fazla maruz kalmamaları için; diğer üretim şirketleri ile müşterilerinin yük profillerini karşılayacak şekilde tek bir tüzel kişilik bünyesinde bir araya gelmeleri veya ürettikleri elektrik enerjisini doğrudan serbest tüketicilere satmak yerine toptan ve/veya perakende satış şirketlerine satmaları uygun olacaktır.

İkili anlaşma yaparak tedarikçisini seçme hakkını kullanmış olan serbest tüketici, bir önceki takvim yılına ait toplam elektrik enerjisi tüketiminin serbest tüketici limitinin altında kalması durumunda, yeniden serbest tüketici niteliği kazanıncaya kadar yeni bir ikili anlaşmaya giremez veya mevcut ikili anlaşmasının süresini uzatamaz ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde elektrik enerjisi ve/veya kapasite satın alır.

Yükümlülüklerini karşılayacak nitelikte anlaşma yapmamış olan üreticiler ile tedarikçilerin, aşırı şekilde dengeleme piyasasına bağımlı kalmaları kaçınılmazdır. Söz konusu tüzel kişilerin büyük çoğunluğunun ihtiyaçlarının üzerinde ya da altında enerji alış-satış anlaşmaları yapmış olmaları durumunda, piyasada büyük çaplı dengesizlikler yaşanacaktır ve bu durum piyasa koşullarının bozulması ve fiyatların çok değişken olması sonucunu doğuracaktır. Başlangıçta yapılacak anlaşmaların bu tür olumsuz etkileri asgari düzeye indirecek ve piyasa için "yumuşak bir geçiş" dönemi sağlayacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir.

Düzenlemeye tabi ikili anlaşmalarla aşağıda yer alan hususların karşılanması hedeflenmektedir:

  • Başlangıç dönemi itibarıyla büyük hatalar içeren anlaşmalar yapılmasının engellenmesi ve bu şekilde piyasanın büyük çaplı fiziki dengesizliklere maruz kalınmadan ya da mali riskler yaşanmadan düzenli bir şekilde serbestleştirilmesi,

  • Her bir tedarikçinin üretim portföyü üzerinde yönlendirme imkanı tanıması,

  • Şirketler arasında makul düzeyde para akışının belirlenmesine (örn. üretim şirketleri için asgari satış seviyeleri) ve riskin makul şekilde dağıtılmasına izin vermesi,

  • Şirketlerin elektrik enerjisi alış ve satışlarını dengeleyecek nitelikte anlaşmalara sahip olmalarının sağlanması ve bu yolla piyasanın açılışında bir fiyat karmaşası yaşanmasının engellenmesi,

  • Müşterilerin ikili anlaşmalar çerçevesindeki dengesizliklerden doğan ek maliyetlere maruz kalmaksızın, şirketlerin piyasa koşullarını öğrenmelerine imkan tanınması.

Arz güvenliği, puant talebi karşılayacak ve yeterli yedek tutulmasına imkan verecek üretimin emreamade olmasını gerekli kılmaktadır. Bu kapsamda yapılacak anlaşmalar, üretim tesislerin emreamade tutulma maliyetlerinin karşılanacağının teminat altına alınması açısından da gereklidir. Piyasa açılmadan önce dengeleme piyasası fiyatlarının tahmin edilmesi mümkün değildir ve piyasa katılımcıları yükümlülüklerini karşılamak için ihtiyaç duyacakları anlaşmaların kapsamı konusunda yanlış karar verebilir. Bu bağlamda düzenlemeye tabi ikili anlaşmalara arz güvenliği açısından da ihtiyaç duyulmaktadır.

Düzenlemeye tabi ikili anlaşmalar 1-5 yıl arasında, farklı zaman dilimlerini içerecek şekilde düzenlenebilir. Piyasanın açıldığı ilk yıl için bu anlaşmaların serbest olmayan piyasaya yapılacak satışların tamamına yakın miktarını ve serbest piyasaya yapılacak satışların bir kısmını kapsayacağı ve söz konusu anlaşmaların sayısının zaman içerisinde azalarak, beşinci yıl sonunda yerini piyasada müzakereye açık arz fazlası miktarına bağlı olarak düzenlemeye tabi olmayan ikili anlaşmalara bırakacağı öngörülmektedir.

Düzenlemeye tabi ikili anlaşmaların miktarı zaman içerisinde azalacağı için, toptan satış şirketleri, perakende satış lisansı dağıtım şirketleri ve perakende satış şirketleri birinci yılın sonundan itibaren, dengeleme piyasasına maruz kalmamak amacıyla, ihtiyaçlarının bir kısmını karşılayabilmek üzere düzenlemeye tabi olmayan ikili anlaşmalara yöneleceklerdir. İkili anlaşmalar saat, gün, hafta, ay ve mevsimler bazındaki yükler dikkate alınarak oluşturulabilir.

Diğer avantajlarının yanı sıra düzenlemeye tabi ikili anlaşmalar, piyasa modelinin uygulanması aşamasında öngörülemeyen olumsuz gelişmeler yaşanması ihtimaline karşı 'teminat' sağlamaktadır. Bu anlaşmalar, potansiyel yatırımcılar tarafından algılanan belirsizlik riskini de azaltmaktadır.

Lisanslar hiçbir surette devredilemez. Ancak, lisans sahibi tüzel kişiye bankalar ve/veya finans kuruluşları tarafından sınırlı veya gayri kabili rücu proje finansmanı sağlanması halinde, kredi sözleşmesi hükümleri gereği, bankalar ve/veya finans kuruluşları Kuruma gerekçeli olarak bildirimde bulunarak, bu Yönetmeliğin öngördüğü şartlar çerçevesinde önerecekleri bir başka tüzel kişiye lisans sahibi tüzel kişinin lisansı kapsamındaki tüm yükümlülüklerini üstlenmek şartıyla lisans verilmesini talep edebilir. Önerilen tüzel kişiye, bu Yönetmelik kapsamındaki yükümlülükleri yerine getirmesi kaydıyla lisans verilir.

Lisans sahibinin lisans kapsamındaki hakları, Kuruldan izin almaksızın üçüncü şahıslara temlik edilemez.

Piyasada lisans alınmaksızın faaliyette bulunulduğunun tespit edilmesi halinde, ilgili tüzel kişi hakkında Kanunun 11 inci maddesi hükümleri çerçevesinde işlem yapılır.

Tüzel kişiler gösterdikleri her bir piyasa faaliyeti ve aynı faaliyeti gösterdikleri her bir tesis için ayrı lisans alır. Birden fazla tesiste aynı tüzel kişilik adı altında üretim faaliyeti göstermek isteyen tüzel kişiler; üretim, otoprodüktör ya da otoprodüktör grubu lisanslarından ancak birini alabilir.

© GENTES A.Ş.
© STB Tasarım Hizmetleri